26 Şubat 2010 Ferda Serbest
Tuluyhan Uğurlu’yu daha önce televizyonlarda izlemiştim. Onu ilk kez sahnede gördüm, dinledim ve büyülendim. Müzikle görüntü öylesine uyumluydu ki, çok zaman gözlaşlarıma hakim olamadım.
Öncelikle, neden devrim dedim? Çünkü Tuluyhan Uğurlu alışılanın dışına çıkarak yeni şeyler üreten bir insan. Klasikleri değil de kendi bestelerini sergileyen biri… Kendisi piyanoyla henüz 4 yaşındayken tanışmış ve bu konu ile ilgili büyük zamanlı eğitimler almış, daha çok Avrupa’da bilinmesi yüzünden kahrolan bu değerli sanatçımız şimdilerde Türkiye’de de çok bilinen bir piyanist. İstanbul Kanatlarımın Altında adlı, Mustafa Altıoklar filminin müziğini de yapan Tuluyhan Uğurlu gerçekten tam bir beyefendi.. Yazının devamı için TIKLAYINIZ
Nurhan Kavlan 17 Ağustos 2008′de yazılan bir yazı
Bugün 17 Ağustos… Habertürk TV’nin “Haftasonu” programında Tuluyhan Uğurlu’yu dinledim. Çok büyük bir sanatçı. Ondan öte çok büyük yürek, büyük insan… Başka bir ışığı var sanki. Kendi adıma utanıyorum ki hiç konserini izlemedim. Klasik müziğe pek alışık değil kulağım ama Tuluyhan Usta’yı dinlerken türkü dinliyor gibi mest oldum, çoştum hüzünlendim, sevindim.. Tuluyhan’ın hiç kabahatı yok, o özel insan tanrı tarafından yaratılmış… Kabahat medyada… Yaşadığımız siyasi yaşamda Anadolu kültürünü lahmacunda arayanlarda… İçimden Tuluyhan Uğurlu üstadı kardeşim gibi evime yemeğe çağırmak geldi… O kadar bizden ki o kadar özlediğimiz evrensel insan profili taşıyor ki…
Anadolu topraklarının gerçek evladı onu sevgiyle kucaklıyorum,sevgiyle kalın
03 Ocak 2010 Mine Elçin
Sevgili Tuluyhan bu yıl yine bize mutluluklar yaşatacağını biliyorum ve birlikte mutluluklar diyorum. 2010 dolayısıyla daha çok İstanbul konseri istiyoruz senden. Şöyle dev bir Dünya Başkenti İstanbul. Yine tarihi bir mekanda… Bu arada Akdeniz için yaptığın albümü bir İstanbullu olarak kıskandım. Bana sanki İstanbul’dan daha güzel geldi. Ama Ayasofya’ya hiçbirini değişmem. Sevgiyle.
25 Aralık 2009 Tülin Bedel
Dün Tuluyhan’la Mersin’de buluştuk ve Akdeniz’de iki saat süren bir gezinti yaptık. Büyülendim… Akdeniz’in bu kadar bize ait olduğunu bilmiyordum. Akdeniz bizim denizimiz, hepimizin denizi sözleriyle bitiyordu konser. Ertesi sabah Akdeniz’in sonsuz mavisine bakıp Tuluyhan’ı düşündüm. Sağolasın, Mersin’e kadar gelip bize bizim denizimizi anlattın. Akdeniz’i anlattın. Ben de size bu sabah bir Akdeniz resmi armağan ediyorum. Belki bu yaz resimde gördüğün Kızkalesi’nde seni dinleriz.